MeNZiL.wp

Niyet ettim Allah rızası için..

Archive for the ‘KÜLTÜR&EDEBİYAT’ Category

Dinleyin Yarenler

Posted by Zâcir Nisan 29, 2009

yarenler

Posted in Edebiyat, Menkıbeler, Tasavvuf Büyükleri | 1 Comment »

“Bir Ahir Zaman Velisi: Dr. Hasret”

Posted by Zâcir Aralık 22, 2008

Hatice ÇALIŞ

Semerkand Aile

İsmi güzel ahlâk ve hizmetle bütünleşmiş kâmil bir insan Dr. Hasret Şahin. Arkasında örnek alınacak ibretamiz bir hayat bırakarak 2002 yılında Üsküdar’da meydana gelen deniz kazasında şehitlik rütbesine erişirken henüz 44 yaşındaydı. 21 gün boyunca denizde kayıp kalan naaşı Erdek açıklarında bulunduğunda, üzerinde duran elbiseleri ve başörtüsü ihlâsına şahitlik ediyordu sanki. Binlerce insanın gönlünde taht kuran bu gizli modern zaman velisinin hayatı bir mesel olup dilden dile nakledildi.

Tek kişilik hizmet ordusu

1958 yılında Giresun’da dünyaya gelen Hasret Hanım üniversite çağına kadar burada yaşar. 1976’da Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanır ve bir süre sonra gelen kargaşalı yıllarda büyük zorluklar yaşayarak 1982’de doktorluk diplomasını alır. O yıllarda ailesine yazdığı mektuplarda içinde bulunduğu ortamın zorluğundan ve emniyetsizliğinden sıkça bahseder. Fakat hiçbir şey şükürden uzaklaştırmaz onu. Bir mektubunda şöyle yazmıştır: “Allah’a şükrediyorum. Benim görevim de bu zaten. Acılar içinde şükretmek kadar lezzetli bir şey tatmadım. Seccademe oturup elimi açıyor, dileklerimi iletiyorum. Gözümden yaşlar süzülüyor. İsyan gözyaşları değil, şükür gözyaşları.”

Hasret Hanım mezun olduktan sonra evlenip İstanbul’a yerleşir. Bir sene Silivri’de mecburi hizmet görevini ifa ettikten sonra manevi büyüklerinin tavsiyesiyle Yeni Sahra’da bir muayenehane açar ve vefat edene dek mesleğini burada devam ettirir. Hasret Hanım hayatının merkezine hizmeti koymuş bir insandır. Onun için doktorluk, zenginlik yahut şöhret kapısı değil insanlara hizmet edebileceği bir vasıtadan ibarettir. Bu yüzden, muayenehanesi pek çok doktoru kıskandıracak kadar dolu olmasına rağmen kazancı hiçbir zaman buna paralel olmamıştır. Bulunduğu muhitte ihtiyaç sahibi insanlar çok fazladır. Hasret Hanım ücret almadan onları muayene eder, hatta ilaçlarının parasını bile verir. Yardımları karşısında mahcubiyet hissedenlere ise bunun kendisi üzerine bir borç olduğunu, sadece ilminin zekâtını vermeye çalıştığını söyler. Yazının devamını oku »

Posted in Kadın, Tasavvuf Büyükleri, İzler ve Düşler | 4 Comments »

Cennetle Müjdelenen Hanımlar, Ahmed Temam

Posted by Zâcir Ekim 7, 2008

Hacegan Yayıncılık Ahmed Temâm’ın “Cennetle Müjdelenen Hanımlar” isimli biyografi kitaplarını yayınladı. Hüseyin Okur tarafından dilimize tercüme edilen ilk serisi Hz. Meryem, Hz. Fatıma ve Hz. Asiye’yi anlatan bu eserleri kolay okunabilirliği ve akıcı üslubu ile herkese tavsiye ediyoruz. Her biri iman ve teslimiyet abidesi olan bu büyük hanımların hayatı yüzyıllar öncesinden günümüz müslümanlarına örnek olacaktır.

Satın almak için tıklayın.

 

Posted in Kitaplık | Leave a Comment »

“Yürek Dede ile Padişah”

Posted by Zâcir Temmuz 28, 2007

 

Ünlü edebiyatçı merhum Cahit Zarifoğlu’nun çocuklar için kaleme aldığı “Yürek Dede ile Padişah” adlı hikaye Mavi Uçurtma Yayınları tarafından yeniden basıldı.

Köyün seksenlik büyüğü Yürek Dede ile hanımı Ayşe Nine’nin yazın yaylaya çıkarken konakladıkları yerde tebdil-i kıyafet etmiş bulunan padişah ile karşılaşmaları ve sonrasında gelişen olayları konu edinen hikaye çocuklar için olduğu kadar büyükler için de okunup nasihatler alınması gereken bir eser.

76 sayfalık karton kapaklı kitap Sevgi İçigen’in birbirinden güzel çizimleriyle renklenmiş.

Kitabı Pozitif Pazarlama’dan temin etmek için tıklayın..

Posted in Kitaplık | 4 Comments »

Arzularımız

Posted by Zâcir Haziran 15, 2007

 

“Eğer en başa Allah’ın bizden istediklerini koymazsak,” dedi Şeyh, “asla tatmin olmayız- ne kadar çok şeye sahip olursak olalım. Dünya hoştur hoş olmasına, ama siz Allah’ın istediğini en başa koyun, yeter. Ev sahibi olma arzusunu ya da terfi aşkınızı vesaireyi başa koyarsanız – dileğinize ulaşabilir ve hayat öylece geçer, ama bilin ki bu hayat geçtikten sonra geri dönüş olmayacak ve ne kadar gözyaşı dökersek dökelim, hayatı yeni baştan yaşama hakkımız olmayacak. Hiçbir şeyi Allah’tan öne koymayasınız; arzularınızı ancak O tatmin eder.

(Muhyiddin Şekur, Su Üstüne Yazı Yazmak’tan…)

Posted in ÖLÇÜ, Edebiyat, TASAVVUF | 1 Comment »

Asıl Kimliğimiz Nedir?

Posted by Zâcir Haziran 15, 2007

Bu dünyada iç içe girmiş birden fazla kimlik veya statüye sahibiz. Müslümanız, insanız, vatandaşız, diyelim ki aile reisiyiz, memuruz, esnafız, bir derneğin, bir fikrin mensubuyuz, vs… Bütün bu kimlik veya statülerin bize yüklediği görevler ve sorumluluklar vardır. Yükümlülüklerimizi yerine getirmek, netice almak, muvaffak olmak için, yapmamız gerekenleri önemine göre sıralar, bazılarına öncelik veririz.

Şu halde “önceliklerin belirlenmesi”, kimliklerimizin bize yüklediği sorumluluklar ile hedeflediği neticeyi dikkate almak suretiyle yapılan şuurlu bir tercih ve sıralama eylemidir. Kendimiz olmayı, sorumluluklarımızı bilmeyi, neticeyi gözetmeyi, akletmeyi ve nihayet standart ölçüleri gerektirir.

Tek tek isimlendirilmekle beraber, sahip olduğumuz kimlikler uygulamada iç içedir ve her birinin önceliklerinin farklı olması, hatta bazen bu önceliklerin çakışması, yine uygulamada temel bir kimliğin belirleyiciliğini zaruri kılar. Bizim temel kimliğimiz ilk ve en kapsayıcı çerçeveyi oluşturduğu için müslümanlığımızdır. Yani kim ve ne olursak olalım, önceliklerimizi belirlerken müslüman kimliğimizin icaplarını esas almak, bunun ölçülerini hesaba katmak, bütün tutum ve davranışlarımızın bu çerçevede kalmasına özen göstermek zorundayız.

Çünkü müslümanlığımız “asıl”, diğer kimliklerimiz “fer” (birinci derecede önem taşımayan) hükmündedir.

Öyleyse birinci ve değişmeyen önceliğimiz, bütün davranışlarımızın, bu arada her konudaki önceliklerimizin “din”in kriterlerine göre belirlenmesi gerektiğini bilmek, İslam kimliğini kuşanmak, yani “müslüman olmak” ve “müslüman olmayı sürdürmek”tir.

(Ali Yurtgezen, Semerkand Dergisi’nden…)

Posted in ÖLÇÜ, Düşünce Yazıları | 2 Comments »

Cihad

Posted by Zâcir Haziran 4, 2007

 

Şiddetle, işkenceyle, zulümle mücadeleye çıktığını sananlar, nasıl olur da, kendilerini aynı araçları kullanmaya mecbur hissedebilirler?

İslam’ın öngördüğü savaş şiddet (terör) değil, cihattır. Artık şiddetin ve vahşetin diliyle konuşmayan bir müslümanlar kalmıştır. Fakat bu yeterli mi? Müslümanlar arasında acaba kaç tanesi asıl “büyük cihad”a, nefsiyle cihad etmeye çıkabilmiştir?

Ve kaç tanesi nefsiyle cihad etmenin yolunu, yöntemini doğru dürüst bilebilmektedir?

Kaç kişi nefsini nasıl murakebe, muhasebe, muhakeme edebileceğini bilebilmektedir?

Rasim Özdenören, Müslümanca Yaşamak, İz Yayınları

Posted in ÖLÇÜ, Düşünce Yazıları, TASAVVUF | Leave a Comment »

“Hz. Peygamber’in Dilinden İyilik Çeşitleri”

Posted by Zâcir Mayıs 22, 2007

 

Hacegan Yayınları, “Kaynaklarıyla Tasavvuf” dizisine yeni bir eser ilave etti.

Seyyid Muhammed Mekki el-Haseni’ye ait “Hz. Peygamber’in Dilinden iyilik Çeşitleri” adlı bu eser 67 sayfalık bir cep kitabı.

Tasarımıyla göz dolduran kitapta hadis-i şeriflerin ışığında iyilik çeşitleri ve iyilik sahipleri anlatılıyor.

Kitabı Pozitif Pazarlama’dan temin etmek için tıklayınız.

Posted in Kitaplık | Leave a Comment »

MUTLU YILLAR SEMERKAND

Posted by Zâcir Mayıs 16, 2007

 

Semerkand, gül neslinin kalem tutan evladı

Ceddi Semerkand demiş, ondan almış bu adı

Yürüyüşü pek vakur, davranışı yumuşak

Bu yüzden onu sevdi, kucakladı bu kuşak

Fikri de zikri de hak, haktır ona dayanak

Yağar gönül evine hep sağanak sağanak

Din, tarih, edebiyat, ne varsa hep toplamış

Tekrar eleğe vurup, bir daha yorumlamış

Biz bu davaya ramız, budur bizim davamız

Hizmet nimettir diye bayraklaşmış sevdamız

O yüzden tek değilsin, seninle etmişiz and

Yüz sayıdır neşr buldun, bin yüz daha Semerkand!

 

Kürşat Salih Yaman

101. Sayı Anısına

Posted in Edebiyat | 1 Comment »

Mevlit Kandili

Posted by Zâcir Mart 30, 2007

Posted in Resim&Karikatür | 2 Comments »